İsmet Köksal, sağlık bürokrasisinden iş dünyasına uzanan kariyeriyle dikkat çeken isimlerden biri.
Bir dönem SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü olarak görev yapan Köksal, daha sonra İŞKUR Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Sağlık bürokrasisinden çalışma hayatı bürokrasisinin tepesine uzanan Köksal, sonraki yıllarda özel sektöre geçti.
Son yıllarda ise özel sektöre geçen Köksal’ın adı E-Data Teknoloji ile anılmaya başladı. Nisan ayında şirketin yönetim kuruluna giren Köksal, ağustos ayında Osman Arıkan Nacar ve Ali Göl ile birlikte E-Data’nın toplam yüzde 63,85’lik hissesini devraldı; üç ortağın şirketteki payı ayrı ayrı yüzde 21,28 oldu.
TÖVBE ETMİŞ FETULLAHÇILAR
Köksal ile Nacar arasındaki ilişki, iki ismin geçmişinin yalnızca bugünkü şirket ortaklığıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. İddiaya göre yolları yıllar önce sağlık bürokrasisinde kesişen Köksal ve Nacar, Numune Hastanesi çevresinden gelen uzmanlık geçmişleriyle SGK ve Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kritik süreçlerde birlikte yer aldı.
Köksal’ın, dönemin SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü’nün Fetullahçı yapılanmanın etkili olduğu bir operasyonun ardından görevden ayrılması sonrasında göreve geldiği belirtiliyor. Bu dönemin, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) listelerinin şekillendiği ve medikal malzeme politikalarının yeniden düzenlendiği kritik bir sürece denk geldiği belirtiliyor. Köksal’ın özellikle tıbbi malzeme listeleri ve geri ödeme düzenlemelerinde etkili olduğu iddia ediliyor.
Ayrıca, Köksal’ın Kırıkkale’de siyasi ve bürokratik bağlantıları güçlü bir isim olarak bilindiği, hakkında o dönemde çıkan bazı haberlerin de etkisi sayesinde yayından kaldırıldığı iddia ediliyor.
İki isim, “tövbe etmiş Fetullahçı” şeklinde tarif ediliyor.

SGK’DAKİ GÖREV DÖNEMİNE İLİŞKİN ÇOK SAYIDA AĞIR SUÇLAMA ORTAYA ATILDI
Köksal’ın adı bugün yeniden gündemde. Fon krizinde 20 milyar lira toplayarak yurt dışına kaçan Osman Arıkan Nacar’ın geçmişte Sağlık Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı bürokrasisindeki görevleri ile son dönemdeki şirket ilişkilerine büyüteç tutuldu. Nacar ile Köksal’ın aynı şirkette ortak hale gelmiş olması, Köksal’ın sağlık bürokrasisindeki geçmişini ve 2015 yılında hakkında ortaya atılan iddiaları yeniden tartışmaya açtı.
Köksal’ın Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü olduktan sonra SGK içerisindeki bazı kritik birimlerde kapsamlı değişikliklere gittiği öne sürüldü. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı bünyesinde bulunan ve sağlık verilerine erişim yetkisi olan Risk Analizi Grubu’nun kapatıldığı, Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü’ndeki kadroların da büyük ölçüde değiştirildiği iddia edildi.
Köksal, daha önce Tıbbi Cihaz Kurumu’nda birlikte çalıştığı bazı isimleri GSS Genel Müdürlüğü’ne taşıdı. Tıbbi Malzeme Daire Başkanlığı ve bağlı birimlerde yapılan atamaların ardından SUT kapsamındaki tıbbi malzeme listelerinde bazı şirketlerin lehine düzenlemeler gerçekleştirildiği ileri sürüldü.

SUT LİSTELERİ
2015 tarihli iddialardan biri Sağlık Uygulama Tebliği listeleriyle ilgiliydi. Köksal’ın bazı firmaların ürünlerini avantajlı hale getirdiği, rakip şirketlerin ürünlerinin ise listeden çıkarılması, fiyatlarının düşürülmesi veya kullanım alanlarının daraltılması yoluyla dezavantajlı hale getirildiği iddia edildi.
Tıbbi malzeme sektöründeki bazı şirketlerin belirli bir firma üzerinden ödeme yaparak ürünlerini SUT listelerine dahil ettirebildiklerinin sektör içinde konuşulduğu öne sürüldü. Bu işlemlerin Köksal’ın çevresindeki bazı bürokratlar aracılığıyla yürütüldüğü iddia edildi.
Ayrıca SGK içerisinde yaklaşık 100 milyon liralık bir proje hazırlandığı ve projenin yönetim kurulundan geçirildiği ileri sürüldü. Projenin hazırlanmasında Köksal’ın etkili olduğu, daha sonra kurum içerisindeki bazı yöneticilerin projeden rahatsızlık duyarak geri adım atmaya çalıştıkları savunuldu.

SİYASİ BAĞLANTI
Köksal’ın dönemin siyasi isimleriyle yakın ilişki kurduğu da söz konusu yazıların önemli başlıklarından biriydi. Milletvekillerine sunum yaptığı, bazı taleplerin SUT düzenlemelerine yansıtıldığı ve Çalışma Bakanlığı ile doğrudan temas kurduğu iddia edildi.
Köksal’ın bürokrasi içerisinde farklı gruplarla güç mücadelesi yaşadığı, siyasi bağlantılarının kurum içindeki konumunu güçlendirdiği ileri sürüldü.

İLAÇ ŞİRKETLERİYLE PAZARLIK
İddialar yalnızca tıbbi cihaz sektöründen ibaret değildi. Köksal’ın yeni teknoloji ilaçların Türkiye’ye girişi sırasında yapılan fiyat pazarlıklarında bazı ilaç şirketleriyle doğrudan görüşmeler yürüttüğü ve bu sürecin belirli isimler üzerinden gerçekleştirildiği de öne sürüldü.
Ayrıca bazı akademisyenler, Sağlık Bakanlığı bürokratları ve tıbbi cihaz sektöründeki isimlerle ilişkiler üzerinden belirli şirketlerin ürünlerine avantaj sağlandığı iddia edildi.
AKP’Lİ AĞABEY
Osman Arıkan Nacar’ın aile bağları da dikkat çekiyor. Nacar, Adana İl Sağlık Müdürü Halil Nacar’ın ağabeyi. Halil Nacar, sağlık bürokrasisindeki görevinin yanı sıra son yerel seçimlerde AKP’nin Yüreğir Belediye Başkan adayı olarak da yarıştı.