Skip to content

Renkli Yaşam | Gündem ve Bilgi

Renkli Yaşam: gündemden haberler ve merak edilen konular

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Eğitim
  • Rıza Akpolat, Aziz İhsan Aktaş davasında savunma yaptı: ‘Sorsaydınız kimlerin söylediğini söylerdim’

Rıza Akpolat, Aziz İhsan Aktaş davasında savunma yaptı: ‘Sorsaydınız kimlerin söylediğini söylerdim’

Zeki Erbas 28 Temmuz 2026
Haber gorseli

İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının 27’nci günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda yapılıyor.

RIZA AKPOLAT’TAN ÇARPICI SAVUNMA

Savunması devam eden Rıza Akpolat, dosya süreci boyunca yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Ağzımızdan çıkan her söze, kamuoyuna yaptığımız her açıklamaya dikkat ettik. İddianame hazırlanıp huzurunuza gelene kadar bir devlet terbiyesi içerisinde hareket ettik. Masumiyet karinemiz yok sayılmasına rağmen, gizlilik kararı olan dosyalarımız basına sızdırılmasına rağmen sustuk. Herkesin gözü önünde bana, çalışma arkadaşlarıma, aile bireylerime yapılan haksız uygulamaların hepsine mahkeme salonunda cevap verdik, duyurduk. Tabii kolay olmadı. Her sabah yeni bir operasyonla uyanıp ve detaylarını belli basın mecralarından öğrendiğimiz bir süreci yaşadık. Bu ülkenin, bu toprakların adalet duygusuna olan inancımla yarın yöneteceğimiz kurumları itibarsızlaştırmamak için sustum.

Önce itirafçı olduğumuz söylendi. Sonra iddianame çıktığında bakıldı ki böyle bir şey yok. Günlerce televizyonlarda konuşuldu, ‘40 sayfa itiraf yazdı. Onu yaptı, bunu yaptı’. İddianame bir çıktı. Ben hep sustum. Sustum. Sustum. Sustum… İddianame çıktı. Böyle bir şey olmadığı ortaya çıkınca bir açıklama yapmak zorunda kaldım ki tek yaptığım açıklama bu kötü dedikoduya karşıydı, bugüne kadar bunca suçlamanın içinde.

“YALANLA İKNA ETMEK ZORUNDALAR”

Çünkü o benim siyasi tarafıma dokunduğu için ona bir şey söylemem gerekiyordu. Sonra ne oldu? Bu olmayınca ikinci bir yalan ortaya atıldı. Ne dediler? ‘Rıza Akpolat aslında iki kere savcıya gitti Çağlayan’a. İki tane ifade yazdı. Altını imzalamadı. Üçüncüsünde de gittiğinde savcı istemedi. Geri gönderdi’. Çok güzel. Bu yalan da ortaya çıktı. Nasıl çıktı? Ben 17 Ocak 2025 tarihinde Marmara Kapalıya Ceza İnfaz Kurumu’na gelmişim. 18 Ocak’ta revire çıkmışım.

Bir de bir kere tutukluluk incelemesine çıkmışım. Onun dışında ne tutukluluk incelemesine ne de yerleşkeden dışarı çıkmışım. Ne zamana kadar? 6 Ocak 2026’daki İstanbul İl Kongresi davasına kadar. Böyle bir şeyin doğru olmadığı ortaya çıkınca ne dediler bu sefer? ‘Rıza Akpolat bize avukat yolladı. Suçu Ali Rıza Yılmaz’ın, Alican Abacı’nın üzerine atmamızı söyledi’. Yılmaz burada. Benim yol arkadaşım, abim, yıllardır beraberiz. Avukatlarımız burada. O bahsi geçen avukatlar da burada. Böyle bir şey olabilir mi? Niye? Yalan üretmek zorundalar, birilerini ikna etmek zorundalar. İhanet etmişler çünkü.

“MAHALLE DEDİKODUSU YAPMIYORUM”

Şimdi o da ortaya çıkmadı. Bir de mantık hatası var. Şimdi mantıken ne olması gerekir? Benim birinin üzerine suç atarak çıkabileceğim düşünmem hayatın doğal akışına aykırı. Çünkü bu yapılan operasyonların tamamı siyasilere, başkanlara yapılmış operasyonlar. Bir başkan yardımcısına, bir müdüre ya da bir ihale komisyonu üyesine suç atarak buradan çıkmam mümkün mü? Ne olur? Demek ki o insanlar benden daha önemli insanlar, aslında konu ben değilim; konu onlar.

Bana da diyorlar ki ‘Bunların üzerine iftira at, çık’. Bana şunu söylediler. Burada huzurunuzda söyledim. ‘CHP’nin 38. kurultayıyla ilgili konuş, çık. Beşiktaş dosyasını temizleyelim’. Böyle şeyler söylendi. Sorsaydınız kimlerin söylediğini de söylerdim. Ben mahalle dedikodusu yapmıyorum. Basına da demeç veriyorum. Ben her şeyi huzurunuzda söyleyeceğime dair söz verdim. Bütün demeçlerimi de burada huzurunuzda veriyorum. Çünkü burası adaletin huzuru ve sayın savcı da burada.

“İRADELERİ SAKATLANDI”

Bir şey söylemesi lazım. Adam soruyor, ‘Nasıl yaptın’. ‘Senin bilmediğin şeyler var’ deyip o an aklına ne geliyorsa… Günün sonunda aslında ben bunlara ağır laf söylemedim. Savunmamda çıktım dedim ki bu çocuklar, bu arkadaşlar itirafçı oldular. Bunların iradeleri sakatlandı. Tehdit edildi. Kiminin işte eşi, babası, teyzesi, eniştesi gözaltına alındı. Ötekinin eşi doğum yapacaktı bir hafta sonra. Ötekinin işte özel bir çocuğu var. Ötekini Iğdır Cezaevi’ne yollayacaklar bilmem ne… Ben bunları duyuyorum. Hepsini biliyorum. Onlar da benim bildiğimi biliyorlar. Hâlen devam ediyorlar. Keşke otursalar, devam ettirmeseler. Yaptınız bari oturun.”

İTİRAFÇILARA TEPKİ GÖSTERDİ

İtirafçı olarak ifade veren sanıklara tepki gösteren Akpolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

Şahsiyet meselesiymiş. Kendiliğinden gitmiş itirafçı olmuş. Eşi bir hafta sonra doğum yapacak arkadaş da kendiliğinden gitmiş ifade vermiş. Hepsi için aynı şeyi söyleyebilirim. Burada dedim ki Aziz İhsan Aktaş’la Mustafa Mutlu, aynı anda ifadeye alındı. Ben onlara hiçbir şey demedim ki. Onlara bir kumpas kuruldu orada. Konkordato tehdidiyle, Aziz İhsan Aktaş malıyla canıyla belki de bizim bilmediğimiz birçok şeyle tehdit edildi. İtirafçı hâline getirildi. Mustafa Mutlu ile aynı anda odaya alındı. Orada hukuka aykırı bir işlem yapıldı ve bütün iş öyle başladı.

“AKTAŞ, ‘RÜŞVET ANLAŞMASI YAPMADIM’ DEDİ”

Onlar Ozan İş’i verdi. Ozan İş onu görünce Alican Abacı’yı verdi. Alican Abacı, Emirhan Akçadağ’ı verdi. Günün sonunda birbirlerine girdiler. Hepsi bizimle ilgili konuşmaya başladılar. Sonra ne oldu? A kişisi, B kişisini verdi. B kişisi, A kişisini verdi. Üçer kez birbirlerinin aleyhine ifade vermişler. Geldiler buraya, birbirleriyle ilgili bir cümle etmediler. Siz de doğal olarak sordunuz. Çünkü dışarıdalar, özgürler. Anlaşmışlar birbirleriyle. Birlikte gelip gidiyorlar zaten. Ne oldu o kadar ifade? Şimdi bana sormuş avukatı, ‘Aziz İhsan Aktaş’la Rıza Akpolat, hiç birbirlerinin aleyhine bir şey söylemedi’. Ne zaman söyledi ki? Bu dosyanın başından beri ifadelerimiz ortada.

Tutuklandığımız günden bugüne Aziz İhsan Aktaş’la ilgili benim söylediğim, bugün söylediklerimin dışında herhangi bir şey var mı ya da onun benimle ilgili bugüne kadar söylediklerinin dışında bir şey var mı? O itirafçı olduktan sonra söylediklerini söylemiyorum. O günden sonra da söylediği şeyi burada devam ettirdi. Kaldı ki kendisi burada çıktı. Dedi ki ‘Ben avukatları sormadan söyleyeyim. Ben Rıza Akpolat’la rüşvet ilişkisi falan içerisine girmedim. Rüşvet pazarlığı yapmadım. Rüşvet anlaşması yapmadım’ diye kendisi söyledi.”

Savunmasına devam eden Rıza Akpolat, seçilmiş bir kamu görevlisi ve sorumlu bir siyasetçi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Ben siyasete başladığım günden itibaren gençlik kolları yöneticisiyken de ilçe yöneticisiyken de ilçe başkanıyken de il başkanvekiliyken de belediye başkanıyken de millet ne diyorsa ben hep onu yaptım. Bizi oylarıyla o koltuklara oturtan milletimize karşı sorumlu davrandım. En büyük vefayı da onlardan gördüm, en büyük vefayı da onlara gösterdim. İkinci büyük sorumluluğumuzu da partimize hissettik. Parti içinde görev yaptığımız süre içerisinde ideolojimize uygun olarak aynı sorumlulukları hissettiğimiz, aynı ideali taşıdığımız arkadaşlarımızla yol yürüdük.

Çatısı altında olduğumuz ülkemizin kurucu partisinin ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerini, ilkelerini kendimize rehber edindik. Geldiğimiz noktada bugün karşı karşıya kaldığımız tüm haksız uygulamaların sebebini aslında ilk savunmamda belirttiğim üzere altını çizerek tekrarlamak istiyorum. Öncelikle 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimin bana verdiği tüm sorumlulukları yerine getirerek 20’den fazla ilde çalışma yaptım. O günlerde partinin genel başkanının en gözde, en çalışkan belediye başkanlarından biriydim.

“DEĞİŞİMİ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Sonra seçim kaybedildi. Bunun üzerine toplumda bir değişim talebi oluştu. Tüm uzlaştırma çabalarımız sonuçsuz kalınca yine milletin dediği yerde durduk ve değişimi gerçekleştirdik. CHP tarihinde ilk defa mevcut genel başkan kurultayla değişti. Bu değişim sonucunu verdi ve partimiz Türkiye’nin birinci partisi oldu. Bu şevkle herkes hızlıca işe koyuldu. Örnek projelerle Türkiye genelinde memnuniyetimiz yüzde 65’lerin üzerine çıktı. Tam da bu noktada ağır bir kuşatma başladı.

Örgütlü bir siyasetçi olmam nedeniyle bu ağır kuşatma içinde hem iktidar hem de kurultayı kaybedenler tarafından hedef haline getirildim. Sonra peşi sıra operasyonlar başlandı. En sonunda partimizin kurumsal kimliği hedef alındı. Burada da hem İstanbul İl Kongresi hem de kurultay ceza davalarının şüphelileri, sanıkları arasına girdim. Bu değişim içinde öncü rol alarak, sorumlu bir siyasetçi olarak da milletimizin yanında durduk ve başardık. Seçilmiş bir kamu yöneticisi olarak da sorumlu bir siyasetçi olarak da bana güvenen insanların, oy veren insanların, partililerimizin, bize umut bağlayanlarının başını hiçbir şekilde iki konuda da yere eğdirmedik.

“MİLLET YENİ BİR YOL AÇTI”

Bu uzun bir yol. Hem belediye başkanı olarak hem de siyasetçi olarak bu yaşananlardan aldığım en büyük ders, eğer aldığın her kararda halkın tercihlerini kendine istikamet yaparsan o yolda başının kesinlikle öne eğilmeyeceğidir. Çünkü siyaset halk için, milletin menfaatleri için yapılır. Bunun üstünde hiçbir duygu yoktur. Şimdi millet yeni bir yol açtı. Her türlü engellenmeye karşı çığ gibi büyüyen bir destekle toplumun her kesiminden insan hayatın her alanındaki eşitsizliklere, haksızlıklara itiraz ediyor. ‘Yol cümleden uludur.

Bu yolda can baş feda’ diyerek kendini milletine teslim eden, bir tek kişiyi bile geride bırakmadan mücadelesini sürdüren Genel Başkanımız Özgür Özel, bu itirazın lideri olmuştur. Tüm yollar kapatılınca yeni bir yol açmıştır. Bu yolda yürüyen tüm dostlara selam olsun. Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi ‘Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durana’, yani tarihin doğru tarafında duranlara.

“PARTİMİN YÖNETİMİNE ADETA ÇÖKÜLMÜŞTÜR”

Beni seven birçok kişi bu sözlerimden sonra eminim tedirgin oldular. Çünkü karar celsesindeyiz. ‘Sen de bir yerlere selam çak. Ortalama konuş. Doğruyu söyleme. Hakkı söyleme ve buradan çık’. Onlara tek sözüm var. Bugün burada olup yargılanmayı, belki de bu sözlerim dolayısıyla ceza almayı, milletin gönlünde, gelecekte çocuklarımızın gözünde, tarih huzurunda yargılanmaya tercih ediyorum. Evet, üzgünüm. Eşimden, çocuklarımdan, ailemden ayrıyım.

“KİMSE KENDİMİ İNKAR ETMEMİ BEKLEMESİN”

Bizimki öyle bir bağ ki bunu yaşamayan bilmez. Gözyaşları içinde 13 metrekare koğuşumda olanı biteni izlerken ‘Avukat geldi’ dediler. Çıktım ve avukat bana ‘Rıza Başkanım merak etme, herkes iyi’ dedi. Yani genel merkezdeki dostlar o hengame içinde benim üzüleceğimi düşünüp bana avukat yollamışlar. İşte tam da bu yüzden kimse benim kendimi inkar etmemi beklemesin.

Ekip halinde bir iktidar idealiyle emin adımlarla yürürken karşımıza çıkan ilk engelde kiminin itirafçı olduğu, kiminin korkudan sindiği, kiminin kendi kahramanlık hikayesini yazmaya çalıştığı bir dönemi, her gün yeni bir şey daha görerek izliyorum. Tarih önünde ihanet edenler, bugünü düşünenler mutlaka hesap verecektir. Korkudan ölü taklidi yapan, bizleri, ailelerimizi yalnız bırakan, kırk kapıda kurtuluş arayan, kendilerini o koltukta oturtan insanlara ihanet eden, halkına ihanet eden herkese en iyi dersi yine halkımız verecektir.”

“SUÇ İŞLEMEDİM VE İSPATLADIM”

Akpolat, savunmasını “Bugünler geçer. Bugünler mutlaka tarih önünde değerlendirilecektir. Benim vicdanım, içim rahat. Suç işlemedim ve bunu ispatladım. İddianamenin ve mütalaanın tamamında benim, çalışma arkadaşlarımın ve aile bireylerimin tüm eylemler yönünden suç işlediğine dair tek bir somut delil yoktur. Dolayısıyla çalışma arkadaşlarımın, aile bireylerimin ve kendimin tüm suçlamaları yönünden beraatını talep ediyorum” sözleriyle tamamladı.

“GENEL BAŞKANDAN HABER BEKLİYORUM”

Akpolat’ın savunmasının ardından izleyici sıralarından “Beşiktaş’ın Başkanı Rıza Akpolat” sloganı atıldı. Mahkeme Başkanı, bunun üzerine izleyicilerin salondan çıkartılması talimatını verdi, öğleden sonra izleyici alınmayacağını bildirdi. Daha sonra ise yalnızca sanıkların aile üyelerinin alınacağını belirtti. Rıza Akpolat, salondan çıkarken gazetecilerin, CHP’den istifa edip etmeyeceğine ilişkin sorusuna, “Genel başkandan haber bekliyorum” yanıtını verdi.

Post navigation

Previous BM genel sekreteri Guterres 16 yıl sonra Kıbrıs’ta: Yeni bir ‘Annan Planı’ masada mı?
Next ABD’de mal ticareti açığı haziranda azaldı

Related Stories

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

15 Ekim 2026
Serçe parmak “hani bana hani bana” demiş

Serçe parmak “hani bana hani bana” demiş

29 Eylül 2026
Arıkan’dan iktidara fon tepkisi: “Hukuk, muhalife operasyon, iktidara af mekanizması değildir”

Arıkan’dan iktidara fon tepkisi: “Hukuk, muhalife operasyon, iktidara af mekanizması değildir”

29 Eylül 2026

Kategoriler

  • Eğitim (287)
  • Ekonomi (71)
  • Haber (206)
  • Sağlık (28)
  • Tanıtım (8)
  • Teknoloji (15)

Son Yazılar

  • Çapa’da ‘taciz’ protestosu: Sağlık emekçilerinden ‘güvenli çalışma’ çağrısı
  • Kamerun Cumhurbaşkanı Biya’nın İsviçre sevdası: 74 gün sonra ülkesine dönebildi
  • Osmaniye’de motosikletin çarptığı kedi öldü, apartman sakini kamerada gördü
  • TBMM’de yatırım fonu tasfiyesi kanunu kabul edildi, SPK’ya geniş yetki verildi
  • Çukurova Belediyesi soruşturmasında 44 şüpheli tutuklama talebiyle sevk edildi
  • Dağların arasına dev köprü kuruyorlar: 1 saatlik yolculuk 15 dakikaya düşecek
  • Omoda X konsepti tanıtıldı: Duster’a rakip yeni SUV
  • Cem Akaş’ın 19 yaşındaki oğlu vefat etti: Elektronik sigarayı ciddiye alsaydım hayattaydı
  • Zaporijya’da nükleer tehlike uyarısı: Bölgesel felaket yaşanabilir
  • Aydın Valisi Varol, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünü ziyaret etti
  • AB, 1 Kasım 2026’dan itibaren gümrük beyanlarında ürün kodlarını zorunlu kılacak
  • Anayasa Mahkemesi’nin yeni başkanı kim olacak? Seçim süreci bugün başlıyor
  • Sultangazi’de istinat duvarı çöktü: otomobil kullanılamaz hale geldi
  • YENİ Parti Ankara İl Örgütü, Halk TV’ye kayyum atanmasını eleştirdi
  • Fransa’da polis okul personelini darbetti
  • Saadet lideri Arıkan, 131 fonu yolsuzluk olarak niteledi, başka fonlar incelensin
  • Kaleiçi’ndeki tarihi surlar, Antalya’nın modern kent dokusuyla havadan görüntülendi
  • Tekirdağ’da sağanak etkili oldu, Değirmenaltı’nda cadde göle döndü
  • Erken Teşhis Neden Önemlidir?
  • Daha tarladayken kilosu 150 liradan satılıyor! Hatay’a özgü lezzette hasat başladı…
  • AUZEF vize sınavları ne zaman? AUZEF vize sınav giriş yerleri ne zaman yayımlanacak?
  • Sakarya’da okullar tatil mi? 16 Ekim Sakarya’da okullar tatil oldu mu? Valilik açıklamaları son gelişmeler
  • İBB davası 99. gün
  • Özgür Özel’den Halk TV’ye kayyım tepkisi: ‘Hedef alınan halkın haber alma hakkıdır’
  • Farkındalığın Temsilcisi Cemre Baysel Oldu

You may have missed

Çapa’da ‘taciz’ protestosu: Sağlık emekçilerinden ‘güvenli çalışma’ çağrısı

Çapa’da ‘taciz’ protestosu: Sağlık emekçilerinden ‘güvenli çalışma’ çağrısı

25 Ekim 2026
Kamerun Cumhurbaşkanı Biya’nın İsviçre sevdası: 74 gün sonra ülkesine dönebildi

Kamerun Cumhurbaşkanı Biya’nın İsviçre sevdası: 74 gün sonra ülkesine dönebildi

25 Ekim 2026
Osmaniye’de motosikletin çarptığı kedi öldü, apartman sakini kamerada gördü

Osmaniye’de motosikletin çarptığı kedi öldü, apartman sakini kamerada gördü

25 Ekim 2026
TBMM’de yatırım fonu tasfiyesi kanunu kabul edildi, SPK’ya geniş yetki verildi

TBMM’de yatırım fonu tasfiyesi kanunu kabul edildi, SPK’ya geniş yetki verildi

25 Ekim 2026
  • Ana Sayfa
  • Haber
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Tanıtım
  • Teknoloji
  • İletişim
| DarkNews by AF themes.